Bilgisayar Alimi tarafından yazıldı.
Namazı gerek cemaatle kılalım
gerekse tek başımıza kılalım fark etmez; namazdan sonra tesbîhat yapmak Sünnet-i Seniyyedir. Tesbîhât cemaatle birlikte yapılabileceği gibi
ferdî olarak da yapılabilir.
Cenâb-ı Hakkı zikretmek
noksanlıklardan yüce tutmak ve şükretmek namazın özüdür. Tesbîhâtta otuz üçer defa tekrar edilen “Sübhanallah”
“Elhamdülillah”
“Allâhu ekber” ve “Lâ ilâhe illâllah” mübarek kelimeleri namazın çekirdekleri hükmündedirler. Bu kudsî çekirdeklerin namazın içinde de yer alışı
tesbîhât kelimelerinin ibadete ne kadar münasip olduğunu ve manevî hayatımız için ne büyük önemi bulunduğunu anlatır.1 Resûlullah (asm)
“Bizim namazımız tesbîh
tekbir ve Kur’ân tilâvetinden ibarettir; onda dünya kelâmı konuşulmaz!” buyurdu.2 Muhacirlerden bazı fakir Sahabîler bir gün Allah Resulüne (asm) şöyle dediler: “Ya Resûl ! Mal sahipleri yüksek derecelere eriştiler. Bizimle beraber namaz kılıyorlar
oruç tutuyorlar! Bizden ayrı bir de mallarıyla haccediyorlar
umre yapıyorlar
köle azat ediyorlar
sadaka veriyorlar!” Allah’ın Resulü (asm): “Ben size bir şey öğreteyim mi? Onun sayesinde sizi geçenlere yetişir
sizden sonrakileri de geçersiniz. Hem böylece
sizin yaptığınızı yapanların dışında hiç kimse sizden daha faziletli olmaz!” buyurdu.
Büyük bir müjdeydi. Ashab-ı Kiram (ra): “Buyurunuz yâ Resûl ; öğretiniz!” dedi. Resul-ü Ekrem Efendimiz (asm): “Her namazın ardından otuz üçer defa Sübhân
Elhamdülillâh ve Allahu ekber dersiniz. Sonra da “Lâ ilâhe illallahü vahdehû lâ şerîke leh. Lehü’l-Mülkü ve lehü’l-Hamdü ve hüve alâ külli şey’in kadîr” dersiniz; deniz köpüğü kadar bile olsa günahlarınız bağışlanır!” buyurdu.3 Bedîüzzaman Hazretleri
namazdan sonra okunması sünnet olan tesbih
tazim
tehlil
zikir ve salâvat ifadelerinin
her türlü şerlerden Allah’a sığınma ve Allah’ın isimlerini zikretme duâlarının “velâyet-i Ahmediyenin evradı” olduğunu
yani Hazret-i Peygamberin (asm) yolu ve Sünneti bulunduğunu kaydeder.4
Sabah ve akşam namazlarından sonra kabir azabından
şeytan
nefis
dünya ve deccal şerrinden ve fitnesinden
Cehennem azabından ve sâir fitne ve kötülüklerden Allah’a sığınmak için okunan “istiâze” duâsı sünnettir. Buna ilâveten okunan zikir
salâvat ve duâlar sünnettir. Cenâb-ı Hak’tan mağfiret ve merhamet istemek; bunu yalnızca nefsimiz için değil
üzerimizde hakkı bulunan hoca ve üstadlarımız için
anne ve babamız için
talebe arkadaşlarımız için ve tüm ehl-i iman için istemek sünnettir. Peygamberimiz Hz. Muhammed (asm) için milyon kere salât u selâmda bulunmak; âl ve ashabına (ra) selâm ve tebrik göndermek ve bütün bunları yaparken sınırlı sayıları aşmak
sınırsızlık ve sonsuzluk belirten “ağaçların yaprakları kadar
denizlerin dalgaları adedince
yağmurların damlaları sayısınca” ifâdeleri ile salât
selâm ve bereket duâmızı çoğaltmak Sünnet-i Seniyye’dendir. Cennete girmeyi istemek Sünnet-i Seniyye’dendir. Tesbih ve zikirlerle ilgili Peygamber Efendimiz’in (asm) müjde dolu haberlerinden bir kaçı şöyledir:
*Abdullah bin Amr (ra) demiştir ki: “Resûlullah (asm) şöyle buyurdu: “Dünyada hiç kimse yoktur ki
‘Lâ ilâhe illallahü vü ekber. Velâ havle velâ kuvvete illâ billâh’ desin de
denizin köpüğü kadar da olsa günahları kendisinden kaldırılmasın.”5
*İbn-i Mes’ût (ra) haber vermiştir ki: Resûl-i Ekrem Efendimiz (asm) şöyle buyurdu: “Mîrâca çıkarıldığım gece İbrâhim’le (as ) karşılaştım. Bana
“Yâ Muhammed!” dedi. “Benden ümmetine selâm söyle ve onlara bildir ki
Cennetin toprağı güzeldir
suyu tatlıdır! Cennette ağaçlarla dolu ovalar vardır. Bunların dikili ağaçları ‘Sübhâni velhamdülillâhi velâ ilâhe illallahü vallâhü ekber’dir.”6
*Ebû Zerr (ra) anlatır: Resûlullah Efendimiz (asm) buyurdu ki: “Her kim
sabah namazından sonra diz çökmüş olarak
konuşmadan önce on defa “Lâ ilâhe illallahü vahdehû lâ şerîke leh. Lehü’l-mülkü ve lehû’l-hamdü yuhyî ve yümît. Vehüve hayyün lâyemut
biyedihil hayr ve hüve alâ külli şey’in kadîr.” derse kendisine onlarca sevap yazılır
on günahı silinir
on derece yükseltilir
o günün tamamında her şerden emin ve emniyette olur
Şeytan’dan korunur ve o gün hiçbir günah ona ulaşarak amelini iptal etmez!”7
Dipnotlar: 1 - Sözler
S.45 - 2. Nesâî
Kitabu’s-Sehiv
20- 3. Müslim
Mesâcid
142 - 4. Kastamonu Lâhikası
S.72-73 - 5. Tirmizî
Daavât
58 - 6. Tirmizî
Daavât
59 - 7. Tirmizî
Daavât
63 - Süleyman KÖSMENE
Kardeşlerimizden birisinin namaz tesbihatında tekâsül göstermesine binaen dedim:
Namazdan sonraki tesbihatlar TARİKAT-I MUHAMMEDİYEDİR (A.S.M.) VE VELAYET-İ AHMEDİYENİN (A.S.M.) bir evradıdır.
O noktadan ehemmiyeti büyüktür. Sonra
bu kelimenin hakikati böyle inkişaf etti:
Nasıl ki
risalete inkılâp eden VELAYET-İ AHMEDİYE (A.S.M.) BÜTÜN VELAYETLERİN FEVKİNDEDİR.
Öyle de
o velayetin tarikatı ve o velayet-i kübranın evrad-ı mahsusası olan namazın akabindeki tesbihat
o derece SAİR TARİKATLARIN VE EVRADLARIN FEVKİNDEDİR.
BU SIR DAHİ ŞÖYLE İNKİŞAF ETTİ Kİ:
Nasıl zikir dairesinde bir mecliste veyahut hatme-i Nakşiyede bir mescidde birbiriyle alâkadar heyet-i mecmuada nuranî bir vaziyet hissediliyor.
Kalbi hüşyar bir zat namazdan sonra SÜBHÂNALLAH
SÜBHÂNALLAH deyip tesbihi çekerken![]()
O DAİRE-İ ZİKRİN REİSİ OLAN ZÂT-I AHMEDİYE ALEYHİSSALÂTÜ VESSELAMIN müvacehesinde yüz milyon tesbih edenler
tesbih elinde çektiklerini manen hisseder.
O azamet ve ulviyetle SÜBHÂNALLAH
SÜBHÂNALLAH der.
Sonra o serzâkirin emr-i manevisiyle
ona ittibaen ELHAMDÜ LİLLÂH
ELHAMDÜ LİLLÂH dediği vakit
O halka-i zikrin ve o çok geniş dâiresi bulunan hatme-i Ahmediyenin (aleyhissalâtü vesselam) dairesinde yüz milyon müridlerin ELHAMDÜ LİLLÂH
ELHAMDÜ LİLLÂH’LARINDAN tezahür eden AZAMETLİ BİR HAMDİ düşünüp içinde ELHAMDÜ LİLLÂH ile iştirak eder![]()
Ve hâkezâ ALLAHU EKBER
ALLAHU EKBER ve duadan sonra LÂ İLÂHE İLLÂLLAH
LÂ İLÂHE İLLÂLLAH otuz üç defa o tarikat-ı Ahmediyenin Aleyhissalâtü Vesselam halka-i zikrinde ve hatme-i kübrasında o sabık manayla o ihvan-ı tarikatı nazara alıp o halkanın serzâkiri olan zât-ı Ahmediye Aleyhissalâtü Vesselama müteveccih olup
ELFÜ ELFİ SALATİN ALEYKE YA RESULALLAH (Milyon kere salât ile milyon kere selam Senin üzerine olsun ey Allah’ın Resûlü.). der
diye anladım ve hissettim ve hayalen gördüm.
| < Önceki | Sonraki > |
|---|